“Kerih gördüğünüz şey, onu talep ederek çıktığınız şeydir: Şehadet”

“Vallahi ey topluluk, kerih görmüş olduğunuz şey, onu talep ederek çıkmış olduğunuz şeydir: şehadet. Biz düşmana karşı sayı, güç ve çoklukla savaşmıyoruz. Biz onlara karşı ancak Allah’ın bize ikramda bulunduğu bu din ile savaşıyoruz. Savaşa çıkın, o, iki güzellikten birisidir: ya galibiyet, ya da şehadet.” (Abdullah b. Revaha el-Ensari radiyallahu anh)

Tarih yolunda duraklar vardır. Herkes oralarda farklı seçenekler karşısında durur. Orada semaya işaret eden büyük bir seçenek daha vardır; arzuların izlerinin kaybolduğu, hatta kurtuluşun izlerinin kaybolduğu, sadece tek bir kelimenin, “Rabbim sana gelmek için acele ettim” kelimesinin belirginleştiği seçenek. Allah’a kapanan kul orada, “azıksız bir şekilde Allah’a koşarak” sözlerini haykırır. O vakit melekler tespih ederler ve Rablerinin “Kuşkusuz Ben sizin bilmediklerinizi bilmekteyim” buyruğunu tekrarlarlar.

O zaman insanlar, komutanı şehadet önderi olarak görür, o da bununla cihad önderi olur. Şehadet önderliği olmadan asla cihad önderliği doğru olmaz. Ahiret talebi olmadan kişi dünyada ilahi izzetin talebine ulaşamaz. Cihad önderliği, ganimet dağıtmak, koltuklarda ve makamlarda oturmak için giyimler hazırlamak değildir. Bilakis bu, büyük önder Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ardından gitmektir: “Vallahi sizin için fakirlikten korkmuyorum, lakin sizin için dünyanın size açılmasından korkuyorum.” Seçim alçalma ile ölüm arasında olduğunda, komutan ölümü seçer. Seçim esaretle şehadet arasında olduğunda, şehadeti seçer. Bu durumda onun ölümü,  arkasından gelen toplulukların ondan sonra zafer gerçekleştirmeleri için en güzel tebliğ, en üstün karar olur.

Silahını düşmanına atmayı kabul eden bu mücahid de kimdir?

Evinden çıkarken şeytanlar topluluğu ve yüzüstü bırakanların zümresiyle savaşacağını bilen ve başını melun celladı önüne koymaya razı olan bu mücahid de kimdir?

İzzet ve hürriyeti ışık işaretleri ve korktuğu bir tağut olmadan yaşamak olarak görüp de, sonra arkasını dönüp mürted olan bu mücahid de kimdir?

Bu, sizin şehadeti isteyerek cihad ettiğinizin delilinin zamanıdır. Sakın bazılarının hikmet ve kurtuluşu isteme kılıfıyla geldikleri boyun eğme, korkaklık ve zayıflık sözlerine aldırmayın.

Bu, kan ve ruhların mevlasına yükselme vaktidir.

Hayat tek bir duraktır; tüm ibadetlerini, tüm zikirlerini ve tüm namazlarını onu aşmak için yaşıyorsun. Sakın onu kaybetme.

Hayat tek bir kelimedir; Allah’ın onunla senden razı olduğu ve sıddıkların ve şehidlerin arasına girdiğin bir kelime.

Hayat, Allah’ın sana “Sen Benim kulum ve sevgilimsin” demesi için, iman uğruna tek bir akındır.

Sakın bir an bile olsa kurtulmaya yönelme, aksi halde rütben iner ya da sözünden cayıp her şeyi kaybedersin.

Cennetler hakkında tüm duyduklarını topla, Allah’ın seni nasıl sevinçle karşılayacağı sahneleri hatırla. Yalnızlık hallerinde sevgiline yakardığın fısıltı sözlerini hatırla. Ve onlarla, sahabeler, tabiinler ve öncekiler gibi kıyama kalk, onların yoluna gir ve semadan bir nida gelsin: Bu benim kulum ve sevgilim.

“Ey anneciğim, sabret, zira sen hak üzeresin.” Emzikteki bebeğin annesini, kendisini ateşe atması için teşvik ederken söylediği sözler. Gayretli yiğit olan sen bu anne kadar olmaktan aciz misin?

Sabredin. Vallahi sizler hak üzeresiniz. Vallahi size güç yetiremeyecekler. Sancağı Beytul-Makdis’de yükselene dek bu cihad zail olmayacaktır. Onun binasının temelleri sizler olun. Eğer ölürseniz, ardınızdakilere şöyle seslenirsiniz: “Ve arkalarından henüz kendilerine katılamayanları: Onlar için hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir diye müjdelemek isterler.” Eğer yaşarsanız, vaatlerin nur ve sevinçle size yağdığını görürsünüz.

Sabredin. Bu sadece basit bir fitnedir. Ardında olacaklar vardır. Ölüm üzere bey’atlaşın, Allah ile olan akitlerinizi yeniden sağlamlaştırın, imanınızı ve tevbenizi yenileyin, aranızı düzeltin ve hakkınızda Allah’ın vaatlerini görün.

Soğutucu sözleri kovun, zayıflatıcı sözleri uzaklaştırın, binlerce batıl, aldatıcı ve yalan süslerle süslense de onu kalbinizle ve dilinizle ortaya çıkarın.

Allah Ümmet-i Muhammed’i korusun, onu tüm ümmetlerin mirasçısı kılsın, tüm mekanlardaki mücahidleri hidayet önderleri kılsın, onları sevdiği ve razı olduğu şeylere muvaffak kılsın, aralarını düzeltsin, görüşlerine ve atışlarına isabet versin. Amin.

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.

Ebû Katade el-Filistinî

Mütercim: Muhammed Atta

Kaynak: https://t.me/Shamuna

VD

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*

Latest from Cihad

Go to Top